Ruhsal Şifa ve Hipnoz ile Tedavi

Eonlar

Untitled-1

Eonlar bizim fizik evrenimizin dışında var olup, evreni kullanımı altında tutan fakat kendileriyle ilgili bilgiye sahip olamadığımızdan; bize verilen tebliğlerle, İlahi bilgilerle, anlamaya, sezmeye çalıştığımız ebedi partiküllerdir.

Çok ileri fizikçilerin yalnız araştırmaları sonucu değil, aldıkları sezgilerle çözmeye çalıştıkları eonlar; ancak geleceğin fiziğinin yalnız madde olmadığını, ruhsal yanının da olduğunu hisseden kişilerce anlaşılabilmektedir.

 

Ruhsal alemin tesirleri altında fizik bir evrenin oluştuğunu hisseden, ancak bir kaç kişinin bildiği ve anladığı; bir kaç yüz kişinin de ne anladığını bilmeden bildiği partiküllerdir Eonlar.

Bizim ilahi tebliğlerden anladığımız şudur ki; eonlar ruh varlığının (orijinal ruh varlığının) yani tezahür eden değil, tezahür etmeyen ruh varlığının madde evreni içinde tezahür etmesi için kullandığı başka bir evrenin malzemesidir.

Eonlar bireyin kendi üzerinde uygulayamadığı bilginin madde içerisindeki aynı bilgiyle özdeşleşmesidir. Kozmik insanın amacı eksileri artıya dönüştürmektir. Varlığın ihtiyacı olan, Eonlar'dır. Tüm eonları birleştirdiği an, varlığın madde ile olan ilişkisi de biter.  

Beşeri varlıklar niçin maddeye düşkündür? Çünkü maddedeki eonlarla kendi eksilerini birleştirmek isterler. Karşıt maddeyle birleşmedir bu. Karşıt maddeyle birleşince eonlar oluşur, yani yok olur.

Ruh'un Madde'ye, Madde'nin Ruh'a dönüşmesi ile eonlar oluşur.

Bu durumda ilgisiz ya da sırasız gibi görünmesine rağmen, bunu şeytan anlayışı ile bağdaştırırsak, bu durumda şeytan; maddenin kendi cevherinde bulundurduğu enerjiyi kullanabilmesi, canlandırabilmesi için obsedör olarak, Ruh'u obsede etme durumudur. Bu fonksiyon altında kendi enerjisini Ruh'a, Ruh'taki bilgiyi de kendisine aktararak, dam ile kavalye gibi Şiva'nın dansını oluşturmaktadır.

Bakın bunlar neyi ifade ediyor: Değer verdiğimiz her şeyin aslında değersiz olduğunu, değişime uğrayacağını, hatta bize göre yok olacağını, yani bütünleşeceğini ifade ediyor.

İşte ıstırapların nedeni, işte dejenerasyonun nedeni, son günlerdeki isyanların, şikayetlerin gerçek görünümü!...

Özellikle ülkemizde...

Türkiye'deki varlıkların, hepsinin ellerindeki bilginin koparılmasına, terkine çalışılıyor ki; gelecek yüksek bilgiye uyum sağlayabilsinler.

            Özetle, zemin hazırlanıyor, pist hazırlanıyor. Çünkü uçak her zemine inemez.

Şimdi bir çizimle konuyu daha anlaşılır hale getirmeye çalışalım.

 

İLAHİ KUDRET

 

  1. ORİJİNAL MADDE

Hız Sınırı Süper  Orijinal Madde Eoanlardır.

Işık hızının sınırını aşan partiküller

Işınımlar ve Yüksek Hızlı Partiküller

ORİJİNAL MADDE

Orijinal Madde özel yaradılışa sahip olan "İlahi Kudret"ten oluşmuştur. Ruh, bilgisini ilk olarak, Orijinal maddeyi oluşturarak kullanır ve tezahür ettirir.

Ruh'un ilk uygulaması, "İlahi Kudret"i kullanmak suretiyle “Orijinal Madde”yi oluşturmasıdır. İmal ettiği "Orijinal Madde" ile, yine "İlahi Kudret"i kullanarak, evrenleri ve boyutları yasalarıyla birlikte imal eder. Orijinal madde elektronlar tarafından programlanır. Elektronlar orijinal maddenin yapısı içindedir.

Şimdi atom ve daha küçük parçaları ele alıp anlamaya çalışalım.

Atomlar yaradılış itibariyle çeşitli ve nitelikli değildir. “Orijinal Atom” ve grubunun oluşturduğu madde bütününe element diyemeyiz.

      Elektron atomu niteler, vasıflandırır. Madde evrenini fonksiyone eder, çok amaçlı kullanım formlarına sokar.

      Canlı mekanizma, elektron dengesi ve bağıyla, çekim gücüyle ve mevcut programında entropiye karşı ayakta kalır.

      Konuya biraz daha açıklık getirmeye çalışırsak;

      Elektron x Elektronla karşılaşır = Pozitron ortaya çıkar.

      Elektron x Pozitron = Eonlar

            Pozitron                             Elektron

pozitron elektron

    

  Pozitron, karşıt maddedir. Eon1ar madde evreni ötesindedir, dışındadır. Örneğin toprağı kazalım, boşluk Pozitron, çıkan toprak ise Elektrondur.

      Bunların tekrar bir araya gelmeleri Eonları oluşturur.

      Kozmik boşluk Eonlardır. Elektronlar ise, bilgi yüklenmişlerdir ve İlahi Kudret'in madde üzerindeki

görünümüdür.

     Bir başka yazımızda "Elektron"ları ve "İlahi Kudret"i anlamaya, öğrenmeye çalışacağız.

 

     Bilmek; bilmediğini anlamaktır,

     Bilmemek de, bildiğini sanmaktır.

 

 

(Özel Grup Çalışması) 18.04.2005

eonlar

"Eon"’lar, ruh varlığının, orijinal ruh varlığının, yani tezahür eden değil, tezahür etmeyen ruh varlığının madde kainatı içinde tezahür etmesi için kullandığı başka bir kainatın malzemesidir. "Eon"’lar ebedi yaratılış parçalarıdır.

Abdülselam isimli birisi çıkıyor ve “arkadaşlar bizim bir felsefemiz var, biz Budist’iz” diyor. Hinduizmin ve Budizm’in bilgisine,kendi ruhsal bilgisine, gerçek var oluş, gerçek yaratılışla ilgili metinlerine baş vurarak ve sezgilerini de kullanarak üç kişi birleşiyor ve eonları buluyorlar. "Eon"lar ebedi yaratılış parçalarıdır” diyorlar. “Bunlar başka bir Kainat’ın, bilemediğimiz bir kainatın parçalarıdır” diyorlar. İşte bu kişiler, Kuantum fiziğinde, sadece teorik olarak, (kuramsal olarak)  bunları oluşturmuşlar, matematiksel olarak ta ispat etmişler ve maddenin bittiği bir nokta bulmuşlardır. “Madde orada bitiyor” demişlerdir. Fakat eon’un hiçbir zaman fizik Kainat’a geldiği görülmemiştir. Sadece yok olmuş bir partikül görülüyor.

Özetle; "Eon"’lar fizik kainatın maddesi değildir ve ona enerji de diyemeyiz. Aslında ruh içinde bir enerjidir diyemeyiz. Sadece tezahür etmiş şekli bir enerjidir diyebiliriz. "Eon"’a biz yalnız bir isim vermiş olduk. "Eon"’un Yunanca kelime anlamı, Tanrı’saldır. "Eon"lar vasıtasıyla madde Kainatında ruh varlığı görgü ve tecrübesini arttırır.

Nasıl ki elektrik değişik hallerde tezahür ediyorsa, ruh varlığının da tezahürü vardır. Elektriği kesersek, teknoloji bir anda biter. İşte şu üç enerji de geliştirilecek, daha doğrusu bu üç enerjinin geliştirilmesi diye bir şey de yok, fakat bunlar bizde derli toplu değil, kontrol altına alınmamış.

Ruh varlığı, "Eon"lar aracılığıyla hayat enerjisi tarzında tezahür ediyor. Hayat enerjisi vasıtasıyla da biz bunların içine girmişiz, ama çocukluk çağındaki gibi hiçbir şeyi doğru kullanamıyoruz. Yanlışlar, kötülükler yapıyoruz. Kötü dediğimiz şey, insanın bilmediği, bilgisiz olduğu ve tecrübe geçirirken yapmış olduğu hataların toplamıdır. Yoksa kötü yok, hatalar toplamı vardır. Ruh varlığının tezahür edişi sırasında kullanmasını bilmediği bir aleti kullanma yönünde gösterdiği çabaya biz kötü diyoruz. Kötü, bir çabanın, bir öğrenme gayretinin göstergesidir.

Bir şizofreni köşeye oturt, hiç bir şey yapmaz. Gerçek gelişme çok zordur. Bu günkü insanlığın yaptığı yalnızca konfor ve rahatlık içindir ve bu, gelişme değildir.

Bu anlayış Türkiye’de biraz değişiktir. En zengin bir iş adamı bile, en büyük konfora ulaştığı halde atalete düşmüyor.

Bu enerjiler, ruh varlığının kullanmayı öğrenmek için çaba harcadığı enerjilerdir, enerji tipleridir.
Cavit UTKU

 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

Download Full Premium themes - Chech Here

София Дървен материал цени

Online bookmaker Romenia bet365.ro