Ruhsal Şifa ve Hipnoz ile Tedavi

Uyanış ve Değişim

uyanis

21. yüzyılda ilerlerken, insanlığın bilmeyerek de olsa büyük değişime kendini nasıl hazırladığına tanık olmaktayız.

İnsanoğlunu uykusundan uyandırmak için İlahi Planlar bıkmadan, usanmadan her türlü imtihanı önümüze koymakta ve bu büyük günü (Kıyam etmeyi, Şuurlanmayı) en az kayıpla atlatabilmemiz için gereken her türlü yardımı da yapmaktadırlar.

Rab’bin rahmeti ne kadar yumuşaksa rahatlatıcıysa, yasalara uymayanlara yansıyacak olan etkisi de, o kadar serttir.

İnsanları uyandırmak için izlenen yolu anlamak çok güçtür.

Bazı olaylar, çok büyük bir toplumu takıntılarından kurtarmak için önlerine konan örneklerdir.

Genelde insanlığa korkuya dayandırılmış uygulamalar yaptırılıyor.

Herkes eşitleniyor. Örneğin; bir depremde milyoner ile simitçi aynı sokakta sabahlayacak ve aynı korkuyu paylaşacaklardır.

Devamını oku...

Kozmosun Gizemi

cosmos

Kozmosta oluşan tüm maddeler hidrojenden meydana gelmiştir (yaratılmıştır). Hidrojen­den oluşan bu maddelerin tümü güneşlerde pişirilir. Tüm maddelerin yaratılması güneş­lerde olur.

Atomun parçalanması (Nükleer Füzyon) yön­temiyle güneşlerde her saniye milyonlarca ton değişik formatta atom üretilir. Kâinat mad­desinin çıkış kapısı hidrojendir, ama hidrojen nerede yaratılmıştır? Bu bizi aşan bir araştır­ma olur.

Güneşler, yıldızlar evrenin anneleri ve babalarıdır. Çünkü doğurma olayları vardır. Planet üzerinde enkarne ruh varlıklarının ihtiyaç duy­dukları sıçrama enerjisini, güneşten kopan parça, dünya frekansını yükselterek etkileye­cektir. Planetin fizik frekansı, Ruhsal İdare Mekanizması tarafından bu tarzda etkilerle yükseltilir.

Şimdi gözlerimizi kozmostan uzak­laştırarak dünyamı­za indirelim ve in­sanlığın tekâmülü ile ilgili gerekli olan bilgilere bir göz atalım.

Öyle bir devreye girdik ki, bu düzeyde artık sadece aksiyon gereklidir. Her şeyden önce bedenimizi yöneten bir ruhumuzun olduğunu artık toplum da kabul etti. Tüm bu uğraşlar, ruhumuzun beden aracı ile yapmış olduğu uygulamalar, yeni yeni anlayışlara yükselmek ve şuurlanmak içindir.

Ruhun mertebesi yok­tur. Eskilerin deyimi ile fakr hali (fakirlik meselesi) önemlidir. Çünkü varlık olarak sıfatları ne kadar yükseltir ve çoğaltırsan o kadar kay­bolursun. İnsanın bütün uğraşlarının sonunda bilgilerini depoladığı, adına astral beden dediğimiz bir alanı vardır. Astralımıza kaydet­tiğimiz her şey bizim seviyemizi belirler.

Elbiseni çamaşır makinesinde yıkarsın ama astralını yıkayamazsın. Bu yüzden astral dediğimiz ışın duvarına onu kirletecek, ağırlaştıracak bilgileri yükle­memeliyiz. Yaptığımız uygulamalarda ener­jimizin yükseldiğini hissetmeliyiz. Yükselen varlık sessizleşir, verici olur. Sıfatları azalır, tarikat ifadesi ile fen'a'ya ulaşır.

Doğayı yönetenlerin hangisinin tat­bikatını görürüz? Onlarda bizler gibi benlikler yoktur. Her şey bir akış içinde devam eder. Gece olur, gündüz olur, yaz olur, kış olur bu sistem nasıl kendiliğinden işliyorsa, vazifeyi yapan varlık da vazifeden öte geçmemelidir. Şahsileşmiş uygulamalar, kaza ve kadere bağlıdır. Vazifeler ve vazifeliler kadere bağlı değildirler. Vazifenin sonucu alınmaz, vazife sonuçlandırılır. Emre amade bir varlık olmak gerekir. Vazifede kendi için bir şey istemeyen varlık, yukarının eli ayağı olur.

Toprak suya doy­duğu zaman koku verir. Vazifeye doyan varlığın da kokusu çevreye yayılır. Benlik için yapılan ameller enerjiyi emer ve verici değildir.

Bunlarla spatyoma geçen bir varlık, benliklerini tek tek yakmak zorundadır. İşte cehennem dediğimiz olay budur.

Zamanı cömertçe harcıyoruz. Oysa bu cö­mertliği sevgide göstermeliyiz. Dünya plane­tinin bir amacı vardır, bu amaca hizmet bir kaderdir. Kader, Ruhsal İdare Mekanizması olarak isimlendirdiğimiz ilahi âlemin tasarrufu altında süren programdır. İyi ve kötü elimizin emeğidir. İşte bu yüzden "karma eylemden doğan zorunluluktur" denmiştir.

Hangi mertebede isen, onun rüyasını görürsün.

Selam ve Sevgilerle

Cavit UTKU

Gençliğin Sorunu Yalnızlık 3

yalnizlik3

 

Bu hafta da “Gençlerin Sorunu Yalnızlık” adlı yazımızın devamını sizlerle paylaşıyoruz.

...

 

 MİSTİK KONULARIN ETKİSİ

Soru: Mistik konuların gençlere ilginç gelmesi intihar nedeni olabilir mi?

Mistik konular, belli yaşlarda genelde etkilidir. Kendini kabul ettirmek ihtiyacında olan gençler bazı tartışmalara girerler.Siyasi konular, şiir, ölüm, yaşam, cinsellik ve din konusu gerek kendi içinde gerekse başka­larıyla tartışmaya açılır. Ancak şöyle önemli bir isteği de göz ardı etmemek gerekir:

Devamını oku...

Gençliğin Sorunu Yalnızlık 2

yalnizlik2

Not: Geçen hafta sizlerle “Cinler İnsanları Neden Rahatsız Eder?” konusunu paylaşmıştık.  Ayrıca “Gençliğin Sorunu Yalnızlık” konusunu da işlemiştik.

Bu hafta gençliğin sorunlarıyla ilgili olarak ikinci bölümü sizlerle paylaşıyoruz.

Bize göre intihar girişimlerinin iki ana nedeni var:

1-Dünyaya enkarne olan (doğan) çocukların genlerine kodlanan bilgiler ve programları çok farklı. Sanırız ki ihtiyaçları yeni yüzyıla göre programlanmış.

2-Aileler, önceki yıllara nazaran çocukları koruma altında ve gözetimde tutamıyorlar. Bu yüzden aile içinde daha çok kopma yaşı­yoruz.

Soru: Bu konuda medyanın rolü nedir? Ne yapmalıdır?

Devamını oku...

Cinler İnsanları Neden Rahatsız Eder?

cinler

 

“Hayat bir bisiklete binmek gibidir. Pedalı çevirmeye devam ettiğiniz müddetçe düşmezsiniz.”

CLAUDE PEPPER

 

Bedenimizin savunma sistemi nasıl ki zaman içinde güçsüz düşer, biz de bağışıklık sistemini güçlendirici ilaçlar kullanırsak, Ruhsal sistemimizin de zayıf düştüğü anlarda Cinler devreye girerler.

Daha önceki yazımızda “Cinler ikinci boyutun varlıklarıdır, biz üçüncü boyuttayız” demiştik. Son yıllarda cinlerin etkilerinde belli bir artış gözden kaçmıyor, neden?

Çünkü Cinler insanı etki altına alarak, beden kullanmayı öğreniyorlar.  

Cinler, 1000 küsur yıl yaşarlar.

Devamını oku...

Gençliğin Sorunu Yalnızlık

yalnizlik

Son yıllarda basında ve ekranda parapsikolo­jik ve metapsişik fenomenlerle ilgili pek çok olaya tanık olduk ve izledik. Dünyada pek çok üniversitede kürsüsü bulunan bu bilim dalı ciddi bir biçimde ele alınmadığı gibi, ne yazık ki çoğu kez de istismar edilerek, konuyu bilmeyenlere malzeme oldu. Şimdi biz her şeyin temelinde enerji olduğunu dikkate alarak olaylara küresel bir bakışla açıklık getirmeye çalışacağız.

Küresel sözcüğünü hangi anlamda kul­landığımızı açıklamak isteriz.

Şeklen küreyi biliriz de küresel bakmayı pek beceremeyiz. Böyle bir bakışla konuya yak­laşmak çoğu kez zor, hatta olası bile değildir. Çünkü egomuz, benliklerimiz vardır.

Bir kimse olayın içeriğine, özüne iniyor, taraf­sız ve çok yönlü etki altında kalmadan baka­biliyorsa, küresel bakıyor diyebiliriz.

BİLİMSEL BAKIŞ

Devamını oku...

Ruhsal Organizasyonun İşleyişi

ruhsalorganizasyon

Bu yazımıza bir soruyla başlayıp, konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum: Son yıllarda hepinizin de dikkatini çektiği gibi hologram tekniği ve kuantum fiziği, üzerinde sıkça durulan bir konu oldu. Her şey bir hologram ise, tüm evrene hologram olarak bakıyorsak, hiyerarşik düzeni nasıl anlamalıyız?

Tüm canlıları dikkate alıp, insandan başlamak üzere düşünürsek, bu bütünlük, insan, hami varlıklar, öğretmenler, yönetici planlar ve “Âlemlerin Rabbi” ne kadar uzar gider.

Bu hiyerarşide­ki varlıkların her biri, bir başkasının parçasıdır.

Devamını oku...

Zamana Hâkim Olamaz Mıyız?

gunbatimi

Öncelikle zaman nedir onun üzerinde durmamız gerekir.

Bu defa onu yapmayacağız. Sadece düşündürücü bir örnekle “Zaman sarılı bir yumaktır, biz onu açıyoruz.” diyeceğiz.

Zamandan bir örnek verirsek; Kuaförde veya bir otobüs durağında beklerken zaman hiç geçmiyor. Fakat bir film izlerken, zaman akıp gidiyor.

Eğer sürekli anlar içinde onları hissedip yaşarsan, bunu başarabilirsen, zamanı kontrol edebilirsin.

Başka bir yazımızda sadece zaman üzerinde duracağız.

 

Zamana egemen olmak, önce kendine egemen olmakla mümkündür. Sonra da,   “An” ı değerlendirmekle zamana hükmedebilirsin.

Devamını oku...

Bedenimizin Sahibi Kim?

bedenimizinsahibikim

SEVGİLİ OKURLARIMIZ,

Bedenimizin sahibi olmak için, önce fizik yapımızı, dolayısıyla benliklerimizi yönetmek zorundayız.

İnsan varlığı, maddedeki bilgiyi alarak gelişiyor. Maddenin etkisine kapılmamak için de, çeşitli yöntemler uyguluyoruz. Bunlardan bir tanesi, hatta en önemlisi de Meditasyon yapmaktır.

Meditasyon nedir?

Devamını oku...

DOĞA BİZE SESLENİYOR! DUYUYOR MUSUNUZ?

ENERJİ DÖNÜŞÜMLERİ

Güneşli bir hafta sonundan merhaba, 
Sevgili dostlarım, 
Bu gün sizlerle " Enerji Dönüşümlerini" paylaşmak istiyorum. 
Ruhsal bilginin içinde olsun veya olmasın, her seviyenin anlayacağı bir dille aktarmaya çalışacağım.

hamal

1-Bir hamal sırtındaki yüküyle, yüzünden terler akarken, yanından geçen arabaları ve içinde keyifle oturan kişileri izler ve yaşamında geçen aşamaları düşünür, ıstırap çeker.
"Niçin ben onlar gibi değilim de, bu zorlukları yaşıyorum?" Der!
İşte bu durum, ondaki fizik enerjiyi, psişik (Ruhsal) enerjiye dönüştürür.

 

muhendis

2-Bir mühendis, işinde bitiremediği projelerini evinde tamamlamaya çalışırken ve bir taraftan eşinin şikayetlerini dinler, diğer yandan da almak istediği evi ve arabayı düşünür. Elde etmek istediği şeylere ulaşamamanın ıstırabını çeker.
O mühendisin de yaşadığı bu ıstırap, psişik (Ruhsal) enerjiyi harekete geçirir ve

bedribey

 

3-.Bir müzisyen de, psişik kanaldan gelen bilgiyi, mantal (zihinsel) ve fizik kanallara dönüştürmeye çalışır. Besteler yapmayı, iyi bir müzisyen olmayı toplum tarafından tanınmayı, özetle meşhur olmayı hayal eder. 
Bu nedenle ıstırap yaşar.

Tüm bu yaşananlar, enerji dönüşümlerini başarabilmemiz için gereken sınavlardır. 
En hızlı tekamül (Evrim) Ruhsal enerjinin kullanıldığı tekamüldür.
Size negatif düşüncelerle yaklaşan bir kişiyi, sevgi ve hoşgörünüzle pozitif
davranmaya dönüştürebilirseniz, kutlanacak bir insansınız.

Enerji dönüşümlerinde başarılar dileklerimizle.
Selam ve Sevgiler.
Yasemin Cavit Utku.

Download Full Premium themes - Chech Here

София Дървен материал цени

Online bookmaker Romenia bet365.ro