Ruhsal Şifa ve Hipnoz ile Tedavi

Telepati

12 0 

Telepati konusu hakkında bilimsel ve deneysel anlamda bir şey bilmeyenler bile zihin okuma konusunda az ya da çok  bir bilgiye sahiptir. Esas olarak telepati, zihinden zihine haberleşme olarakta tanımlanabilir. 
            
Aslında bu konudan sık sık duyular dışı algılama (DDA), tüm ruhsal yetenek ve oluşumları içine alan bir başlıktır, halbuki telepati bunun sadece düşünce yayını ile ilgili olan kısmıdır.

Çok önceleri uzaklığın, telepatik haberleşme için bir sınır oluşturmadığı bilimsel olarak keşfedilmiştir. Telepati yeteneği hemen hemen hepimizde bulunmasına rağmen, daha başarılı sonuçların alınmasında, kişiler arasındaki heyecansal uyumun olumlu etkişi olduğu saptanmıştır. Belki de bundan dolayı, birbirine aşık olanlar, ana-baba, ana-evlat, baba-evlat ilişkisi içinde olanlar zaman zaman da olsa konuşmaksızın birbirlerini daha iyi anlayabilmektedir.

Esas olarak telepati, zihinden zihine yapılan haberleşmede düşüncelerin sonsuz dilidir. Tarih öncesi devirlerde, zihinsel haberleşmede, insanlar son derece başarılıydılar, yani bizim bugün ifade aracı olarak kullandığımız sözcüklere, sıkı sıkıya bağlandığımız günlerden çok önceleri...

Telepatinin kökeni beşeriyetin başlangıcına kadar dayanır. Hatta beşeri enkarnasyonların başlangıcından önceki zamanlardan, bitkiler ve hayvanlar aleminden bile telepatinin mevcudiyetini başlatabiliriz.

 

 O zamanlarda telepatik haberleşme yadırganan (normal ötesi olarak kabul edilen), bir fenomen olarak kabul edilmezdi. Bugün modern dünyanın sahipleri ve sakinleri olan bizler nedense aklımızın ermediği her şeye acayip, tesadüf ya da mucize damgasını vuruyoruz.

Konunun tarihçesine indiğimizde, telepati için, daha eskilerde ‘düşünce nakli (aktarımı)’ sözcüklerinin kullanılmış olduğu görülür. Günümüze kadar bazı ad değişiklikleri yapılmış, zihinsel telepati, zihin okuma hatta 19 yy. zihinsel haberleşme isimleri verilmiştir.

1882’de F.W.H. Meyers İngiliz Ruhsal Araştırma Derneğini kurduğu zaman, Yunanca sözcükler olan ‘tele’ (uzaktan) ve ‘pathos’ (duygu, düşünce) sözcüklerinden telepatiyi türetmiştir. Ondan sonra 1900’lü yılların ilk yarısında Duke Üniversitesi’nden Dr. Joseph B. Rhine tüm duyular dışı algılamalara yeniden bir ad koymaya kalkmış ve ‘Extra Sensory Perception ESP’ yani Duyular Dışı Algılama (DDA) sözcükleri literatüre böylece girmiştir.

Aslında bir botanikçi olan Dr. Rhine D.D.A. konusunda çalışmalarına 1930’da botanikteki bazı bilimsel metodları DDA’da uygulamakla başlamıştır. Zamanında kendi emsallerinden pek azı onun düşüncelerine katılıyordu. Buna rağmen sürekli çalışmaları sonunda ünlü zener kartlarını kullanarak D.D.A’nın olasılık hesapları ötesinde bir değeri bulunduğunu çok çeşitli sayılabilecek, istatistiklerle ortaya koymuştur.

1967’de iki Rus vatandaşı, bilim adamlarının denetim ve gözetimleri altında Moskova ve Leningrad arasında çok doyurucu ve başarılı bir deneme gerçekleştirmişlerdir. Bu deneme daha sonra Moskova ve Tomak arasında çok tekrarlanmış ki uzaklık yaklaşık 3000 mil kadardır  ve fenomene o zamanki araştırmacılar tarafından ‘biyo-haberleşme’ adı verilmiştir.

 

TEORİK ESASLAR

Beyindeki her aktivite, atom düzeyinde kimyasal bir değişime neden olur. Bunun sonunda esiri ortama bir tür enerji dalgaları yayılır, her enerji formunun da bir yayını vardır. Radyasyonsuz hiç bir şey var olamaz, her şey yaşam denizi içinde titreşir durur, bu sadece canlılar için geçerli olan bir konu değildir. Canlı/cansız her şey bir titreşime sahiptir. Radyasyonun dalga boylarının milyonlarca çeşidi vardır ama bunların hepsinin ölçümü henüz yapılmamıştır.

 Bilime göre, radyasyonların tümü uzaklığın karesiyle azalır. Örneğin, verici telsizden çıkan radyasyon uzaklık içinde gittikçe gücünü yitirir, oysa telepatide bunun tam tersi saptanmıştır. Yani, uzaklık arttıkça, alım daha da kuvvetli olmaktadır. Bu yüzden; telepatinin, radyan olmayan başka bir enerji şeklinde ele alınıp incelenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Çünkü, bu olay uzaklığın karesiyle ters olarak etkilenmektedir. 
Işığın ötesinde hareket eden enerjilerin varlığını saptamıyoruz diye bunu inkar edemeyiz, buna benzer göremediklerimizi, biz göremiyoruz diye de yok sayamayız. 

Geleceğin ve geçmişin bilinmesini içeren fenomen, ancak ışıktan hızlı hareket eden ve belki de başka bir boyutla ilgili olan enerji bantları ile ancak açıklanabilir ve bu hızları ölçebileceğimiz ya da kullanacağımız zamanlar da uzak değildir, birkaç saatte yürüyerek kat ettiğimiz yolu artık araba ile kısa zamanda, uçak ile birkeç saniyede geçebiliyoruz. 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

Download Full Premium themes - Chech Here

София Дървен материал цени

Online bookmaker Romenia bet365.ro