Ruhsal Şifa ve Hipnoz ile Tedavi

Soru Cevap - Özden

31.11.2014

Soru : Seminerleriniz varsa bilgi almak istiyorum saygılar

Devamını oku...

Soru Cevap - Murat Akyurt

22.10.2014  

Soru : 

kristal çocuklar ile ilgilı yazınızı okudum bana çok ilginç geldi anlatmak ïstediim birseyler var dinlemek istermisıniz.

Devamını oku...

Soru Cevap - Azize

21.10.2014  

Soru : 

**** ADRESTE EVRİM GÖZCÜLERİ CELSELERİNİN 10 TANESİ VAR. DAHA SONRASINDA SİZİNDE GÖREVLİ OLDUĞUNUZ CELSELERİ BU RUHSAL FENOMENLER ADRESİNDEN OKUMA İMKANIMIZ OLABİLİRMİ, SAYGILAR

Devamını oku...

Soru Cevap - Ali Kaya

27.09.2014  

Soru : 

Sayin Cavit. Utkunun. telefon numarsini rica diyorum. Bizim ailem icin cok önemli. Saygilarimla

 

Devamını oku...

Soru Cevap - GÖNÜL

27.09.2014  

Soru : 

arkadaşımın on beş yaşındaki kızı temizlik hastalığına yakalandı. çok zor durumdalar bu hastalığın tedavisi varmıdır nasıl atlatabilir bu durumu önerileriniz nedir


Cevap :

Sevgili okurum,

Söz ettiğiniz hastalığın, takıntıların tedavisi mümkündür. Size telefonumu veriyorum. Eğer kendileri Bursa’da yaşıyorlarsa daha kolay yardımcı olabilirim.

Telefonum: 0535 408 71 38

Sevgi ve Selamlarımla…

Cavit UTKU

 

Soru Cevap - Onur Onar

21.09.2014  

Soru : 

antalyada kursunuz varmı


Cevap :

Sevgili okurum,

Üzgünüm Antalya’da kursumuz yok. İstanbul ve Bursa’da kurslarımız devam ediyor. İnterneti izlerseniz aoradan bilgi edinebilirsiniz. Eğer bu konularla ilgili iseniz size İlahi Nizam ve Kâinat kitabını öneririm. Dikkatlice okunması ve anlaşılması gereken bilgi bütünüdür. Umarım sizlere hitap edecektir.

Sevgi ve Selamlarla…

Cavit UTKU

 

Soru Cevap - Habib Karalar

20.09.2014  

Soru : 

Gavs ı Azam Abdulkadir geylani hakkında ne düşünüyorsunuz? Kendisi Vazfile bir varlık mıydı? Kendisine Gavs ve Devrinin Kutbu denmiş.

Devamını oku...

Soru Cevap - Tunç Arık

20.09.2014  

Soru : 

Hocam, İlahi nizam ve Kainat isimli kitapta Büyük toplumsal olayları meydana getirmek için Vazife planından gelen İnsan olarak bedenlenen varlıklardan bahsedilmiş, İnsanlar bu Bedenli vazifelilere '' Peygamberler '' Yada '' Kurtarıcılar '' demişlerdir denmiş. Hocam artık Vazife planından varlıklar Dünya'ya gelmiyor mu? bu iş nasıl olur kısaca açıklar mısınız?

Devamını oku...

Soru Cevap - Ahmet salcı

15.09.2014  

Soru : 

2 ay önce İlahi nizam ve kainat isimli kitabı aldım ve okudum. kitapta yüce Yaratıcı için '' Erişilmezliklerin erişilmezliği '' tabiri kullanılıyor sürekli. bu tabir tam olarak ne anlama geliyor. '' Erişilmezliklerin Erişilmezliği tam olarak ne demek? birde kitapta 2 kere Yaratıcıyı bir isimle anamayacağımız ve bir isimle ifadesi mümkün olmayan deniyor. bu konu hakkında kısaca 2 kere söz edilip geçilmiş bana biraz az söz edilmiş gibi geldi siz ne dersiniz? bu konun üzerinde fazla durulmamış.


Cevap :

Sevgili okurum,

Yaradan her ne kadar günlük yaşamımızda çok sık kullandığımız bir kelime ise de onu anlayabilmek mümkün değildir. Sadece sever ve saygı gösterebiliriz.

Çok doğru yazılmış, Yaradan’a erişmek kolay değildir ancak onu içimizde ve kalbimizde her an yaşatabiliriz. Bu en doğal hakkımızdır.

Allah hakkında hiç kimse bilgiye sahip değildir. Yaratıcıya verdiğimiz isimler bile aramızda bir anlaşma sağlamak ve onun yüceliğini hissedebilmek içindir.

Yaradan ancak sevilir.

Saygılarımla…

 Cavit UTKU

Soru Cevap - Nezahat S.

14.09.2014  

Soru : 

Sayın Hocam, Ben, şimdiye kadar fiziksel ve ruhsal olarak çok zor şartlarda yaşamış bir insanım. Yüreğimde her zaman olağanüstü Yüce Allaha karşı Aşk taşıdım. Bu nedenle, çok küçük yaşlardan beri manevi konulara eğilimim çok fazla. İnanıyorum ki, bu müthiş sevgi beni yaşattı ve ayakta tuttu... Çocukluk devrem, çok sağlıksız ve inanılmaz hastalıklarla geçti..Buna rağmen üniversiteyi okumayı başardım..Evlenme çağına geldiğimde ne zaman bir beğendiğim talibim olsa, bir nedenle uzaklaşırdı. Bir yandan 1 yıl özel sektörde , daha sonra ise devlet sektöründe çalıştım. İzmir Ege Üniversitesinde Nükleer Bilimler Enstitüsünde çalıştım. Orası kurulduğunda müdür ve benden başka biri yoktu. Tüm idari işleri yaparak, kadro, bütçe sağlayarak o Enstitüyü tek başıma kurdum. Halen faaliyettedir. Araştırma ve yüksek lisans doktora yaptırmaktadır. Pek çok insana da iş, aş kapısı olmuştur... O kurum, benim ülkeme hediyemdir.... 18 yıl süren bir evlilik yaptım. Hiç sevgi görmeden yaşadım... İki yetişkin evlat yetiştirdim. İkisi de çalışamıyor. Oğlum makina mühendisi Ona düşünce bozukluğu teşhisi kondu psikiyatrist tarafından. Kızım, fen bilgisi öğretmeni ona da bipolar bozukluk teşhisi kondu. Eşimden 1999 yılında ayrıldım. Kayınvalidem,(şu anda hayatta değil..) tek evlilik sürsün diye çok büyü olayları yaptı... Ama olamazdı... Devam edemezdim... Allahın yardımıyla ayrılmayı başardım... Bir yakınımız olan beye 6 yıl baktım... Son 2;5 yıl nikahlıydık... Ama zaten onunla da mutlu olmam söz konusu değildi. Yatağa düşmüş bakıma muhtaç idi.. O da 2011 yılında vefat etti... Anneme de uzun yılar baktım. Kime, nerede ne yapabildiysem helal olsun.... Şu anda halen taliplerim oluyor, acaba bir baksam mı, belki mutlu olurum diyorum.... fakat asla sonuca ulaşmıyor.... Yaklaşık 15 yıl önce bedenimde bir enzim eksikliği olduğu tespit edildi. Genetik...... Hatta nasıl çocuklarımın olduğuna bile şaştı doktorlar... Bu rahatsızlık, kızımda da orta derecede var...Oğlumda yok... Bu rahatsızlık bende kilo, kalp damar hastalıklarına meyil, insülin, tiroit, leptin hormonları dengesizliği, kaslarda eklemlere yapışma ve kasların sürekli gergin durması ve çok zayıf olması, tüm bedende acılar, ağrılar, kasların kemiklere yapışma yerlerinde müthiş acılı bezeler.... gözlerde sorunlar, zihinsel algıda hafızada sorunlar, tansiyon, gizli şeker... sık sık şeker düşmesi ve kilo verememe gibi sorunlar yapıyor.... Doktorlara göre asla çaresi yok... Bazı ilaçlarla gizli şeker, tansiyon, kalp çarpıntısı dengede tutulmaya çalışılıyor. Beden, su-tuz dengesini, sodyum-potasyum dengesini (ki, bu kalbin normal çalışabilmesi için de çok önemli) sağlayamıyor...Protein kaçağı da var... Ayrıca, bu genetik rahatsızlık nedeniyle, sürekli, gereksiz yere ve aşırı derecede stres hormonu üretiyor beden... Kaslar o nedenle aşırı gergin...ve gevşeyememekten zayıf düştü. Zaten yaşamım çok ağır zorlu stresli bir hayattı. Bu hormon iyice tavan yaptı. Bunu biraz dengelemek için kortizon verdiler, fakat yan etki olarak omurgam eğrildi... Zaten, yine aileden gelen sırt kemiği sorunu vardı, daha beter oldu. Bir de gerek bedenin kendiliğinden aşırı ürettiği stres hormonu, gerekse yaşamımın ve de özellikle çocuklarımın durumuna üzülmem nedeniyle depresyon neredeyse benim için sürekli var.. Tüm bunlar dışında diyafram kasımın patlamış olduğu karın içi organlarımın yukarı kayarak akciğerimi zorladığı ve nefes alma güçlüğü yarattığı da ortaya çıktı. Böyle bir şeyin, olması için çok yüksekten düşmüş olmam veya o bölgeye çok şiddetli darbe almış olmam gerekiyormuş. Tek çare, ameliyat, onu da tavsiye etmediler...Kaslar çok zayıf, dikiş tutamayacağı söylendi... Bu, olayın yıllarca yatalak hasta bakmaktan olabileceğini düşündüm; çünkü benim gücümü çok fazla aşan bir konuydu..Fakat, biri annem, diğeri ikinci eşimdi...ve benim başka kimsem yoktu...Oğlumun da askerlik yaptığı sıralar çok zorlandım....Yine de en doğrusunu Yüce Allah bilir........ Yine de bugüne şükürler olsun diyorum.... Çocuklarım, beden olarak gayet iyi görünseler de ruhsal açıdan iyi değiller. Psikiyatristin yaptığı gerek ilaç gerek terapilerden fayda sağlayamadılar.... Çok iyi yürekli, yardımsever, saygılı, dürüst iki genç.... Elbette, durumlarına çok üzülüyorum.... Babaları İstanbul'da . Fakat, çokça ilgisiz olduğu gibi, hayat tecrübesi açısından onlara hiç de faydalı olamayan biri ... Onun da yapısı böyle... Belki de o da hasta, hatta büyük bir ihtimalle öyle.... Yani, sonuç şu ki, çocuklarımda çok büyük bir baba figürü eksikliği var.... Bunların haricinde, elime üç kuruş para geçse hemen çok gerekli bir şey (genellikle hastalık) olur ve o para giderdi. Pek çok birikimim, hastalıklar nedeniyle kaybolup gitti. Tabii, altındaki gerçek ruhsal neden nedir bilmiyorum... Babam, 2003 de vefat etti. Annem de vefat edeli 4 yıl oluyor. Annemin vefatından sonra kardeşim payını istedi... Baba evi satılmasın diye "gel, sen otur" dedim kabul etmedi. Ev satılmasın diye bankaya ipotek ettirip kredi alayım , o parayı kardeşime vereyim ve ben krediyi ödeyeyim diye düşündüm. Ama, öyle bir olay ortaya çıktı ki, 30 yıldır annemin babamın oturduğu tapulu ev, tapu kayıt defterinde başka birinin üzerine kayılı çıktı. Onların evi de babamın üzerineydi...Banka krediyi vermedi. Kendi oturduğum evi ipotek edip kredi aldım, kardeşime verdim... Sonuçta, krediyi ödeyememeye başladım kendi evimi sattım, kiraya çıktım ve banka borcunu kapattım.... Diğer, baba evini ise çok fazla uğraşlardan sonra diğer kişi ile birbirimize satış yaptık, ancak düzeldi. Dava açabilirdik, ama ne zaman sonuçlanırdı ve yaklaşık 7 milyar gibi bir para gerekliydi. Sonunda, hiç günahımız olmadığı halde tapu dairesine alım satım vergisi ödeyerek işi düzelttik... Kendi evimden artan para ve baba evi parası ile kat karşılığı ev yapılma amacıyla arsa aldım, ileride belki çocuklara faydalı olabilir diye... O işlerde de çıkan aksiliklerin bini bir para.... İş yürümüyor... Babamın zeytinliği vardı...O da çeşitli imar uygulamaları ile, doğalgaz boru hattı, elektrik direkleri geçirmek vs. ile değersizleştirildi. Bir kısmı da sit alanı yapıldı... Sonuç olarak, nedir ...neler oluyor diye düşünmeye başladık... Büyük dedemler ve ninemler Girit'ten göç etmek zorunda kalmışlar. Burada sıfırdan bir hayat kurmaya çalışmışlar... 2011 yılından itibaren ben ve çocuklarım spiritüel bilgilerle tüm bu olayların gerçek nedenlerini bulmak üzere araştırmaya ve düşünmeye başladık... Atalarımızın uğradığı maddi ve manevi kayıpları affetme çalışmaları yaptık... Kendimizde var olması muhtemel negatif enerji çalışmaları yaptık... Bunları, gerek Kuran'dan sureler okuyarak, gerek çeşitli enerji çalışmaları yaparak yapmaya çalıştık... Bazı geçmiş yaşamlarımızın farkına vardık ve anladık ki, o yaşamların da şifalanması gerek... Adeta o acılar yapışmış, her enkarnasyonda bizimle...farketmemiz ve şifalamamız için... Bunlar için de dualar, meditasyonlar yaptık ve yapıyoruz da.... Peki, şimdi nasılız.... 3 yıl önceye göre daha iyiyiz... Fakat, ne kadar iyi... Yeterli mi...Hayır...Daha yapılması gerekenler var..Çocuklarımı hayata atılmış, kendine güvenli, sağlıklı, mutlu, arzu ederlerse onları evli ve huzurlu olarak görebilsem....Elbette ki ben de sağlıklı ve huzurlu, mutlu bir yaşamım olsun isterim.... Bizim yaptıklarımız yeterli mi... Bilmiyoruz... O halde, sizin gibi ilim sahibi, dürüst, saygın bir bilen Hocamıza durumumuzu danışmak istedim. Çok uzun oldu Hocam...Daha kısa anlatamadım. Sizi yorduysam, lütfen kusuruma bakmayın.... Hürmetlerimle....Günleriniz sevgi, huzur, sağlık, bolluk dolu olsun.... Nezahat S.

 

Devamını oku...

Download Full Premium themes - Chech Here

София Дървен материал цени

Online bookmaker Romenia bet365.ro